İstatistik & Argümantasyon

Yarım Gerçekler

Yanıltıcı her ifade tamamen yanlış değildir: çoğu zaman belirleyici olan, söylenmeyen bağlamdır.

Yarım gerçek nedir?

Yarım gerçek, doğru bir çekirdek içerir ama yine de yanlış veya eksik bir izlenim yaratır. Bu iki şekilde olabilir:

  • Doğru ve yanlış unsurlar birbirine karıştırılır.
  • Bir ifade tek başına doğrudur, fakat belirleyici bağlamı dışarıda bırakır.

Günlük yaşamdan örnekler

  1. Bir anne oğluna kardeşinin neden ağladığını sorar. O da “Düştü” der. Bu doğru olabilir; ama onu önce kendisinin ittiğini gizliyor olabilir.

  2. “Bay Vicdansız’la 14 Ocak’ta karısıyla birlikte görüşmedim” cümlesi birçok olasılığı açık bırakır. Görüşme başka bir gün gerçekleşmiş olabilir. Belki karısı orada değildi. Bileşik ifade doğru olduğu hâlde belirleyici gerçeği örtebilir.

  3. Kennedy–Lincoln efsanesinde doğru, hatalı ve uydurulmuş ayrıntılar, gizemli bir bağlantı varmış izlenimi yaratacak şekilde art arda dizilir.

İstatistikte yarım gerçekler

İstatistiksel ifadeler özellikle eksik bağlama açıktır. Bir yüzde hesabı matematiksel olarak doğru olabilir; ancak payda, dönem, seçim yöntemi veya karşılaştırma grubu belirtilmiyorsa yine de yanıltıcı olabilir.

Örnek: “Faiz oranı yüzde iki artarak yüzde 1’den yüzde 3’e çıktı.” Bu ifade yüzde ile yüzde puanını karıştırır. Artış iki yüzde puanıdır; başlangıç değerine göre faiz oranı üç katına çıkmış, yani yüzde 200 artmıştır.

Benzer şekilde, “üç, birin üç katıdır” doğrudur; “üç, birden üç kat fazladır” ise dilsel olarak belirsiz olabilir. Kesin ifadeler, doğru bir sayının yanlış bir düşünce oluşturmasını engeller.

Kontrol soruları

  • Hangi önemli bilgi eksik?
  • Sayı hangi ana kütleye dayanıyor?
  • Belirtilen ilişki yalnızca zamansal mı, yoksa nedensel mi?
  • Tam bağlam verildiğinde aynı ifade yine aynı ölçüde ikna edici görünür müydü?

Kaynak: Milo Schield: Statistical Prevarication: Telling Half Truths Using Statistics, Augsburg College, 2005.