Alternatif tıp, sık kullanılmasına rağmen kesin bir tanımı bulunmayan ifadelerden biridir. En geniş anlamıyla, tek bir ortak özelliğe sahip kavram ve yöntemlerin toplamıdır: Genellikle konvansiyonel tıp denen anlayıştan ayrılırlar.
Dolayısıyla alternatif tıp, kendi içinde tutarlı tek bir tıp ekolünü tanımlamaz. Bu etiket; konvansiyonel tıbba hâlâ benzeyen geleneksel yöntemleri kapsadığı gibi, bilime dayalı tıpla pek az ortak noktası bulunan, hatta bilimsel yöntemi bütünüyle reddeden ezoterik uygulamaları da kapsar. Bunlardan bazıları deneysel araştırmadan çok dinî veya manevi düşünce sistemlerine yakındır.
Tamamlayıcı tıp terimi bazen eş anlamlı olarak kullanılır. Bir bakıma daha açıklayıcıdır: Konvansiyonel tıbbın dışında kalan her şey bir artık kategorisine yerleştirilir. Ancak “alternatif” sözcüğü, bir yöntemin yerleşik bir tedavinin gerçek bir alternatifi olduğunu düşündürdüğünde özellikle yanıltıcıdır. Alternatif, iki seçenek arasında tercih yapılabileceğini ima eder; bu ifade, kanıtlanmamış bir eşdeğerlik izlenimi yaratabilir.
Şema sorunu gösteriyor. “Tıp” olarak işaretlenen koyu mavi ovalin dışındaki her iyileştirme yöntemi tamamlayıcı kümeye girer. Varsayımsal A4 yöntemi tıpla kesişip onun bazı özelliklerini paylaşabilirken A1, bilimsel bilgiden çok uzakta bulunabilir.
Bu nedenle geniş kategori, çok sayıda yarı bilimsel veya sözdebilimsel yöntemi de içerir: Etkinliği bilimsel kanıtlarla gösterilmemiş, ileri sürülen varsayımlar altında gösterilmesi mümkün olmayan ya da bilimsel sınamayı ilke olarak reddeden uygulamalar.
Buna karşılık bir yöntem güvenilir bilimsel sınamalarla etkili olduğunu gösterdiğinde tıbbın parçası hâline gelir. Artık özel ve koruyucu bir etikete ihtiyaç duymaz. Yaygın olarak “alternatif tıp” başlığı altında anılan en bilinen alanlar arasında homeopati ve akupunktur yer alır.
Bu nedenle temel soru, bir tedavinin “alternatif”, “doğal” veya “geleneksel” olup olmadığı değil; yararlarının ve risklerinin tekrarlanabilir kanıtlarla desteklenip desteklenmediğidir.